Günümüzde çok sık kullanılmasına rağmen, genelde yanlış anlaşılan "kentsel kalite" kavramı ele alınırken öncelikle "kent" tanımı doğru yapılmalı ve sorun ile kalite tanımları birbirinden ayrılmalıdır. Son derecede karmaşık ve çok fazla bileşene sahip olan kentlerde kalite kavramı tartışılırken, konunun uluslararası ölçütü ve standartları olmadığı için bağlama, yere ve zamana bağlı değerlendirmeler yapılması gerekir. Bu değerlendirmeler çok soyut olsa da, kent tanımında bazı özellikler ortaktır. Toplumsal olayların belli bir farklılaşma ve yoğunluk düzeyinde, belli bir tasarımla bir araya geldiği kentlerde, kentsel kaliteden söz edilmesi mümkündür. Son yıllarda üzerine daha fazla konuşulmaya başlanan bir kavram olan "urbanite (kentsellik)" de "kalite" ve "urban" kelimelerinin bağlanmasıyla doğmuştur.

Kaliteli kent olmanın belirli bir ölçütü olmadığı gibi, "kalitesiz kent" kavramı da pek bir işaret vermez ve ne denmek istediği bilinemez. Anlaşılabilmesi için kentsel yapının evler, işyerleri, ulaşım sistemleri gibi çok sayıda kent bileşeninin ve bunların bir araya geliş biçimlerinin, uzmanlar tarafından yerinde yapılan incelemelerle ortaya koyulması gerekir. Kentsel kalite hiçbir zaman sadece bir peyzaj özelliği olarak görülmemelidir, çünkü tanımı "bir kentin başka bir kentle yarışabilme ölçütü" olarak da yapılabilir. 

Ülkemizde kent tarihi Tanzimat'tan Cumhuriyet'e, Cumhuriyet'ten 1946'ya, 1946'dan 1980'e ve 1980 sonrasından günümüze dört döneme ayrılabilir. Kentsel kalitenin esas tartışılacağı dönem Türkiye için 1948-80 dönemidir, çünkü bu dönemde kırsal nüfusun çok büyük bir bölümü, kısa bir zaman dilimi içinde kentlere göç etmiştir. Böylece günümüzde hala çözülmeye çalışılan kent sorunlarının tohumları atılmıştır. O dönemde kaynakların tamamının sanayileşmeye aktarılması ile kentler, kalite kavramından yoksun kamu malı hizmetleri ile kurulmuştur. 1980 sonrasında ise iktisadi sistemin de değişmesi ile devlet, kentlerde altyapı, iletişim, ulaşım konularına eğilmeye başlamıştır. 

Günümüzde oluşan konut kentselliğini eski döneme ait kavramlarla değerlendirmek artık mümkün değil. Gerçekleştirilen kentsel çevre üzerinde hep beraber düşünülmesi ve bahsedilen "farklılaşma, yoğunluk ve tasarım" kavramlarının en olumlu şekilde bir araya geliş biçiminin, entelektüel emeğin de en iyi biçimde kullanılarak aranması gerekiyor. 


Prof.Dr. Murat Güvenç'in ArkiPARC 2008'de yaptığı konuşmasından derlenmiştir.
Platin Sponsor
Altın Sponsor
Gümüş Sponsor
Stratejik Ortak
İletişim Sponsoru
Destekleyenler
Hizmet Sponsoru
Özel Dosya