Kimlik: 23
Twitter: #ap1123
Twitter kodunu girerek konuşmacılara soru sorabilirsiniz.
30 Mart 2011 Çarşamba, 11:30 - 12:30
Salon: Dolmabahçe Salonu


Tipi: Panel
Etiket: Alt Gelir Grubu için Konut, Şehir Planlama
Organizatör: Arkitera Mimarlık Merkezi

Sosyal konut kavramı, özellikle Türkiye ortamında, farklı anlamlar içeren algılamalara açıktır. Genellikle düşük gelir guruplarının gereksinimlerini sağlamak üzere gerçekleştirilen düşük maliyetli konutlar sosyal konut olarak anılmakta, bu konutlardan oluşan çevrelerin de gerek mimari gerekse çevresel niteliklerinin düşük olduğu gözlenmektedir. Öte yandan "alımgücü ve ona bağlı olarak bütçe kısıtları bu konutların çevresel niteliklerinin meşrulaşması için haklı bir zemin oluşturmakta mıdır?" sorusunun yanıtı açık kalmaktadır. Bir başka deyişle mimarlığın ve tasarımın gücü işlevselleştirilerek sadece maliyetleri ile değil yaşam çevresi olarak da alternatif oluşturacak konutlar tasarlamak olası mıdır? Şüphesiz bu sorunun yanıtı sadece mimarlık disiplinin sınırları içinde verilebilecek bir yanıt değildir. 
 
Sosyal konut olgusu başta kültür ve ekonomi olmak üzere çok bileşenli, farklı disipliner alanları ilgilendiren bir sorunsal alanı tanımlamaktadır. Bu anlamda fiziksel çevrenin üretilme koşulları kadar, tüketilme koşulları, yani çevre bilinci ve kültürü önemli ve belirleyici bir girdi olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ortamında konut için talep edilen büyüklükler birçok ülkede sosyal konut adı altında gerçekleştirilen konutların çok üzerindedir. Bu büyüklük beklentisi konutun ve çevrenin standartlarının düşürülmesi, mimarinin olabildiğince geri planda tutulması ile karşılanmaktadır. Bugün Türkiye kentlerinde özellikle TOKİ eli ile üretilen sosyal konut projelerinin çoğu hız, sayısal çokluk ve bütçe verileri ile bazı beklentileri karşılamasına karşın özellikle "tip" proje uygulamaları bağlamsal, sosyal ve mimari beklentileri dışlayan düşük nitelikli çevrelerin oluşması ile sonuçlanmaktadır. Sosyal, kültürel, fiziksel bağlam ve iklim farklılıkları gözetmeksizin her yerde, herkes için üretilen tip projeler aslında hiç kimse ile aidiyet ilişkisi kuramamaktadır. Bu anlamda "sosyal konutlar", "sosyal sorunların" çözümünden çok kaynağı olarak görülmekte, sadece kendi ortamlarına değil, kentsel çevrelerde de çok boyutlu sorunların kaynağını oluşturmaktadır. Özellikle TOKİ'nin kazandığı ekonomik, yasal güç ve buna bağlı üretim ivmesi gözetildiğinde bugün içinde bulunduğumuz durumun "sosyal konut" kavramını yeni öncelikler içinde yeniden tanımlamak için bir fırsat olarak görmek, buna bağlı olarak fiziksel çevre standartlarını arttırmaya ve mimarlığın önünü açmaya yönelik olarak yeni modelleri işlevselleştirmek gerekir.

Platin Sponsor
Altın Sponsor
Gümüş Sponsor
Stratejik Ortak
İletişim Sponsoru
Destekleyenler
Hizmet Sponsoru
Özel Dosya